MEDYA

HABERLER

GİZLİ KLİPLER

KADIN VE GÜZELLİK

TATİL GEZİ

TEKNOLOJİ


SPOR

MODA

VİDEO

MAGAZİN

SİNEMA REHBERİ

DEDE TORUN


« Önceki |

15/9/2008

Fethiye Resimleri

<_script /> <_script />








15/9/2008

Antalya - Kumluca- (Kumluca) Tarihi - Turizm Bilgileri Resimleri














29/8/2008

GAP Dosyası

GAP Dosyası
GAP
Master Plan
GAP'ın Hedefleri
Projenin özellikleri
Bölge yapısındaki değişim
Bugünkü durum
GAP'ın tarihçesi

GAP Dosyası

Hazırlayan: Necmiye Uçansoy

1970'lerde temeli atılan Türkiye'nin en büyük, dünyanın ise 8'inci büyük projesi GAP, gereken 32 milyar doların ancak yarısı bulunabildiği için 2010 yılını bekliyor.

Başbakanlık 32 milyar dolar harcayıp gelecek yıl bitirmeyi planladığı 34 yaşındaki GAP projesi için ancak yarısı kadar parayı denkleştirince Türkiye'nin bu en büyük projesi yarım kaldı. 2003 sonu itibariyle GAP'a ancak 16.6 milyar dolarlık yatırım yapılabildi. Kalan para bulunabilirse GAP'ın 2010 yılında bitirilmesi hedefleniyor. Türkiye'nin en büyük projesi olarak adlandırılan GAP aynı zamanda dünyanın da en büyük 8. projesi olarak tarihe geçti. GAP "Ben 50 senedir bu projeyle meşgulüm. Başka ömrüm olsa gene buraya verirdim" diyen 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de en önem verdiği projeydi.

Temel hedefi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi halkının gelir düzeyi ve hayat standardını yükselterek, bu bölge ile diğer bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldırmak, kırsal alandaki verimliliği ve istihdam imkanlarını artırarak, sosyal istikrar, ekonomik büyüme gibi milli kalkınma hedeflerine katkıda bulunmak olan GAP, çok sektörlü, entegre ve sürdürülebilir bir kalkınma anlayışı ile ele alınan bir bölgesel kalkınma projesidir. Proje alanı Fırat ve Dicle havzaları ile yukarı Mezopotamya ovalarında yer alan 9 ili kapsamaktadır (Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak)

1970'lerde Fırat ve Dicle nehirleri üzerindeki sulama ve hidroelektrik amaçlı projeler olarak planlanan GAP, 1980'lerde çok sektörlü, sosyo-ekonomik bir bölgesel kalkınma programına dönüştürülmüştür. Kalkınma programı, sulama, hidroelektrik, enerji, tarım, kırsal ve kentsel altyapı, ormancılık, eğitim ve sağlık gibi sektörleri kapsamaktadır. Su Kaynakları Programı 22 baraj, 19 hidroelektrik santrali ve 1.7 milyon hektar alanda sulama sistemleri yapımını öngörmektedir. Toplam maliyeti 32 milyar ABD doları olan Proje'nin, Enerji santrallerinin toplam kurulu gücü 7476 MW olup yılda 27 milyar kilowatsaat enerji üretimi öngörülmektedir.

Proje, gelecek kuşaklar için kendilerini geliştirebilecekleri bir ortam yaratılmasını amaçlayan sürdürülebilir insani kalkınma felsefesi üzerine kurulmuştur; kalkınmada adalet, katılımcılık, çevre korunması, istihdam, mekansal planlama ve alt yapı geliştirilmesi GAP'ın temel stratejileridir.

Fotoğraflar http://www.gapturkiye.gen.tr adresinden alınmıştır.,kaynak,sabah

29/8/2008

Türkiye'nin saklı cennetleri

Giresun - Gölyanı Yaylası

Türkiye'nin saklı cennetleri

* FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ...

Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesi yakınlarında bulunan Suuçtu Şelalesi, sahip olduğu doğal güzelliklerle tam bir görsel şölen sunuyor.

Bursa'ya 100, Mustafakemalpaşa'ya ise 20 kilometre uzaklıktaki Suuçtu Şelalesi, 38 metre yüksekten düşen suyu ve çevresindeki zengin bitki örtüsüyle adeta bir ''doğa harikası'' olarak yıllardır tatilcileri kendine hayran bırakıyor.

Özellikle yaz aylarında piknikçilerin akınına uğrayan, Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Koruma Genel Müdürlüğü ile Orman İşletme Müdürlüğünce koruma altına alınan şelale, tatil dönemlerinde lüks otellerin yerine saklı cennetleri tercih edenler için alternatif oldu. Etrafı ağaçlarla çevrili olan şelalenin en üst noktası ise deniz seviyesinden 500 metre yüksekte bulunuyor.

Suuçtu Şelalesi, her yıl ''saklı cennet'' arayışında olan yerli ve yabancı çok sayıda turisti ağırlıyor.

AV VE DOĞA TURİZMİ HAZİNESİ KOCAYAYLA


Bursa'nın tarihi oldukça eskilere dayanan Keles ilçesinde bulunan Kocayayla, av ve doğa turizmi ziyaretçilerini ağırlamak için gün sayıyor.

Kocayayla Gediksiret mevkisinde belediyeye ait araziye ''yap-işlet-devret'' modeliyle ağaç evler inşa ediliyor. Doğayla iç içe inşa edilen ahşap evlerde, temiz ve serin havada tatil yapmak isteyen vatandaşlar konuk edilecek. Proje tamamlandığında Kocayayla, şehir hayatından sıkılıp tatilini doğayla baş başa geçirmek isteyenler için yeni bir alternatif olacak. Av ve doğa turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip Kocayayla, yakın bir tarihte doğayla başbaşa kalınabilecek yeni bir yaşam alanı olarak kapılarını açacak.

KOCAELİ'NİN ''SOĞUKSU''YU GÖZDE MERKEZLERDEN

Kocaeli'nde merkeze bağlı Bahçecik beldesindeki Soğuksu Piknik Alanı, körfezin tamamını kapsayan manzarası, temiz havasıyla ziyaretçilerine ağaç altında piknik yapma imkanı sunuyor. Bölgeye ismini veren su ise mide rahatsızlıklarına iyi geliyor.

Kandıra'ya 8 kilometre uzaklıktaki Babaköy'ün sınırları içinden akan dereden adını alan Sarısu ise derenin Karadeniz'le birleştiği yerde bulunuyor.

Ağaçlar arasından süzülerek gelen Sarısu deresinde sazan, tatlı su levreği ve çeşitli tatlı su balıkları yetişiyor. Sarısu, bir kilometre uzunluğundaki kumsalı ve berrak deniziyle doğa ile baş başa kalmak isteyenlere eşsiz güzellikler sunuyor.

Gebze'ye bağlı Tavşanlı Köyündeki tabiat parkı ve doğal sit alanı ilan edilen Ballıkayalar Vadisi de 1,5 kilometre uzunluğunda, 40-80 metre genişliğinde. Dağcıların tırmanış yaptıkları Ballıkayalar Vadisi, kireç taşlarının erimesi sonucu gelişen jeomorfolojik şekilleri ile karstik bir boğaz şeklinde.

Gölcük ilçesindeki Beşkayalar Tabiat Parkı ise birinci derece doğal sit alanı. İzmit'e 24 kilometre uzaklıktaki Beşkayalar'daki 1154 hektarlık sahanın 1057 hektarı ormanlık alandan oluşuyor.

KOYLARI VE DOĞASIYLA KARABURUN

İzmir'in en küçük ilçesi Karaburun, yapılaşmanın görülmediği birçok koyu ve doğasıyla, Türkiye'nin bilinmeyen cennetleri arasında yer alıyor.

İzmir ile arasındaki 130 kilometrelik yolun keskin virajlarla örülü olması nedeniyle ulaşım sorunları bulunan Karaburun, yarımada üzerindeki 1 belde ve 13 köyün merkezi konumunda.

Güneyde Datça Yarımadası'na benzer coğrafi yapısıyla gizli cennetleri barındıran Karaburun Yarımadası, doğa harikası koy ve plajları bünyesinde barındırıyor. Karayoluyla ulaşımın olmadığı birçok koyu sadece tekne turlarıyla görmek mümkün. Bölge, bu özelliğiyle yaz sezonunun en canlı döneminde bile tenha kalmayı başarabiliyor.

Karaburun merkezindeki ikisi mavi bayraklı dört plajın yanı sıra, merkezden uzaklaştıkça sakinleşen Esendere, Saipaltı, İğdealtı, Büyükkent, Dolungaz, Yıldızkent, Akçakilise, Yeniliman ve Kumbükü plajlarına sahip bulunuyor. Açık denize bakması nedeniyle çevrenin en temiz denizine sahip Karaburun, balıkçılık ve dalış turizmi konusunda önemli potansiyeller barındırıyor.

İlçede turizmi hareketlendirmek amacıyla yapılan çalışmalar kapsamında bu yıl temmuz ayında 50 yıl aradan sonra ilk kez İzmir Karaburun arası denizden seferler başlatıldı. Ayrıca Karaburun Belediyesi de ilçenin yurt dışı tur operatörlerine tanıtımı için bir çalışma başlattı.

DİKİLİ'DE BAKİR KOYLAR

İzmir'in Dikili ilçesi de turistik yapılaşmanın diğer merkezlere göre daha az olduğu bölgeler arasında yer alıyor.

İzmir'in 120 kilometre kuzeyinde Bergama ilçesinden sonra gelen Dikili, yapılaşmanın görülmediği koy ve plajlara sahip. Turistik potansiyelini çok iyi kullanamayan ilçe, daha çok Dikili Limanı'nın getirdiği ticari hareketlilik ve jeotermal potansiyeli nedeniyle seracılıkta ön plana çıkıyor.

İlçenin en turistik beldesi olan Çandarlı'da ise genelde ikinci konutlar bulunuyor. Turizm yatırımcıların son yıllarda ilgi göstermeye başladığı Çandarlı'da Danimarkalı bir yatırımcı grubun büyük çaplı tatil merkezi yapacağı belirtiliyor. İlçedeki 2 bin 489 olan toplam yatak sayısının yakın zamanda artacağı ifade ediliyor.

İzmir ve çevresinde ikinci konutların yoğunluğu nedeniyle ön plana çıkamayan Seferihisar ilçesi de bakir turistik koy ve plajlara sahip.Ürkmez, Doğanbey ve Payamlı beldelerine sahip ilçe, bir süre önce İzmir'in metropol ilçesi haline geldi.

İlçenin turistik bölgelerinden Sığacık köyü ise devam eden büyük kapasiteli otel inşaatları ve yat marinasıyla, geleceğin turizm merkezleri arasında kabul ediliyor.,kaynak,sabah

(AA)

29/8/2008

Barselona: Açık hava müzesi

Son yıllarda çok popüler olan Barselona, müzeleri, binaları, dar sokakları ve yemekleriyle gerçekten görülmeye değer bir şehir. Madrid'den sonra İspanya'nın ikinci büyük şehri olan Barselona romantik bir hafta ya da ailece tatil geçirmek isteyenler için de ideal.b.arselona'da en büyük kolaylık tüm şehrin yayan dolaşılabilmesi. Şehrin en önemli caddesi olan Passeig de Gracia'yı yukarıdan aşağıya doğru yürüdüğünüzde Barselona'da görmek istediğiniz tüm binalar ve yerler önünüze çıkacaktır. Tarihi 2000 yıl geçmişe uzanan Barselona, bir zamanlar Roma İmparatorluğu'nun yönetim merkeziydi. O dönemden kalan surları ise Gotik Semt'te görebilirsiniz. Barselona'da o kadar görülecek şey varken insan nereden başlayacağı konusunda zorluk çekebilir. Her şeyi detayıyla görmek ve az yorulmak isteyenler için üstü açık iki katlı otobüsler tavsiye edilir. Ana kalkış noktası Plaça da Catalunya olan otobüsler mavi, kırmızı ve de yeşil olarak adlandırılmış üç ayrı güzergâhtan geçiyor. Bu sayede 20 avro karşılığında gün boyunca tüm Barselona'yı görebildiğiniz gibi istediğiniz müze ya da binanın önünde inip içini gezdikten sonra bir sonraki otobüse binip gezinize bıraktığınız yerden devam edebiliyorsunuz. Barselona deyince akla mutlaka Gaudi geliyor. Katalan sanat akımı Modernizm'in öncülerinden olan 1852 doğumlu Antoni Gaudi yaptığı eserlerle ne denli yaratıcı olduğunu ispatlıyor. En önemli eseri La Sagrada Familia Kilisesi'ni gördüğünüzde ise sanatçının mimaride bir çığır açtığını hemen hissediyorsunuz. Kilisenin kuzeyinde ise Gaudi'nin bir başka enteresan projesi olan Park Güell bulunuyor.

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı