MEDYA

HABERLER

GİZLİ KLİPLER

KADIN VE GÜZELLİK

TATİL GEZİ

TEKNOLOJİ


SPOR

MODA

VİDEO

MAGAZİN

SİNEMA REHBERİ

DEDE TORUN


« Önceki |

15/9/2008

Marmaray’a Bizans freni

Yenikapı’da binlerce yıllık tarihe takılan Marmaray projesi için konuşan Arkeoloji Müzesi Müdürü, “Son eser çıkana kadar Marmaray ve metro geçemez” dediYenikapı’da binlerce yıllık tarihe takılan Marmaray projesi için konuşan Arkeoloji Müzesi Müdürü, “Son eser çıkana kadar Marmaray ve metro geçemez” dedi

MARMARAY ve İstanbul Metrosu projeleri kapsamında Yenikapı’da yürütülen kazı çalışmalarında toprağın altından tarih fışkırıyor. Yaklaşık 50 kişilik profesyonel ekip ve sayıları 300’ü bulan işçiler yeni tarihi buluntular için çalışırken, bir yanda da metro ve Marmaray çalışmaları da sürüyor. Mühendislik ve tarih biliminin birbirine saygı çerçevesi içinde çalışmalarını sürdürdüğünü anlatan İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü Dr. İsmail Karamut, “İki çalışma da birlikte sürdürülüyor. Ancak Yenikapı’da devam eden arkeolojik kazılar bitmeden buradaki son arkeolojik eser topraktan çıkmadan Marmaray ve metro geçemez” dedi. Projenin 2009 yılında bitirilmesi planlanıyordu. Ancak proje çerçevesinde yapılan arkeolojik kazılar, projeyi 2 yıl geciktirdi. Böylece projenin bitiş tarihi Ekim 2011 olarak belirlendi.

Metro için ikinci kazı alanında da Bizans ve Osmanlı döneminden kalma “Theodosius Limanı”nın yolu ve binaları ortaya çıktı. Aynı süre içerisinde Marmaray için yapılan kazı çalışmasında da Roma, erken Bizans ve Osmanlı yapılarının üstüste bindiği küçük bir yerleşim alanı yine kendini gösterdi. O günden beri bölgede hummalı çalışma sürdürülüyor.

Her kazma darbesinde tarih fışkırıyor

4 yıldan beri sürdürülen kazılar hakkında da bilgi veren Dr. İsmail Karamut, “32 tane gemi kalıntısı, fil iskeleti bile buludu. 51 metre uzunluğunda sur kalıntıları bulduk. Bu surların Kostantine’ye ait olabileceğini düşünüyoruz” dedi.,kaynak,vatan

15/9/2008

AKP'nin çocukları utandıran yardımı

AKP’li kadınların gazetecileri çağırarak şova dönüştürdüğü törene katılanlar yüzlerini kapattı

AKP Konya Meram İlçe Örgütü Kadın Kolları, ramazan nedeniyle dar gelirli 250 çocuğa giyim yardımında bulundu. Gazeteciler çağrılarak parti reklamı yapılan yardım töreninde, çocuklar utançlarından yüzlerini kapattı. Aileler ise gazetecilerin çağrılmasından rahatsızluk duyduklarını ifade ettiler.

AKP Konya Meram İlçe Örgütü Kadın Kolları, ramazan ayı nedeniyle yaşları 2 ile 15 arasında değişen 250 fakir çocuğa giyim yardımında bulundu. Parti binasında, gazeteciler de çağrılarak düzenlenen törende kameralar önünde yardım almayı gururuna yediremeyen bazı çocuklar elleriyle yüzünü kapatırken bazıları ise salonun arka taraflarına saklandı. Uzmanlar, yardım yaparken seçilen yöntemin yanlış ve inciltici olduğunu vurguladı.

Bu durumun çocuklarda ruhsal hasar bırakabileceğini anlatan uzman psikolog İlhan Nazlısöz, “Kültürel değerlerimize göre yardım almak, fakir düşmek anlamı taşımaktadır. Bu yüzden de yardım alan insanlar bu durumu gurur meselesi yapabilir. Özellikle ilköğretim çağındaki çocuklarda yardım almak, sosyal açıdan geri plana düşmek, ikinci sınıf insan muamelesi görmek anlamı taşımaktadır. Bu durum ruhsal sağlığını olumsuz etkiler” diye konuştu. (CUMHURİYET),kaynak,vatan

2/5/2008

Sapık baba bodrumda 'çizim' yapıyormuş

Avusturya polisi, sapık baba Josef Flitzl davasında her gün yeni detaylar ortaya çıkarıyor Polis, dün yaptığı açıklamada, geçen yıl sapık babanın, karısı Rosemarie’yi Elisabeth gibi arayarak “Eve dönmek istiyorum. Ama henüz değil” dediği belirlendi. 73 yaşındaki baba, 11 yaşından beri tecavüz ettiği kızını bodruma kilitledikten sonra, karısına Elisabeth’in bir tarikata katıldığını söylemişti.

Sapığın küçük kurbanları ilk kez Ay’ı gördü! TIKLAYIN...

Öte yandan kayınbiraderi polise verdiği ifadede, Josef Flitzl’in çoğu zaman, “makine planları çiziyorum” diye sığınağa indiği,



karısının yanına gelmesini yasakladığını ve sabaha kadar sığınakta kaldığını söyledi. İddialara göre, elektronik mühendisi olan Flitzl, sığınaktaki kapıyı uzun süre açık kalması halinde kendiliğinden kapanacak şekilde tasarladı. dış, haber, vatan

























     

30/6/2007

Antalya Rusların milli tatil yöresi oldu...

Rusya Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Sergey Shpilko, Antalya'nın Rusya'nın milli tatil yöresi haline geldiğini söyledi. Rusya'dan Türkiye'ye turist getiren Odeon Turizm Şirketler Grubu, (OTI) Rusya'dan gelen 20'ye yakın basın mensubu ile Türk gazetecilere yönelik basın toplantısı düzenledi.

Toplantıya Akdeniz Turistik Otelciler Birliği (AKTOB) Başkanı Osman Ayık, Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Ahmet Barut, OTI Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Bektaş, Coral Travel Genel Müdürü Coşkun Yurt ve Rusya Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Sergey Shpilko katıldı.

Shpilko, yaptığı konuşmada, Türkiye'nin turizmde çok başarılı bir ülke olduğunu söyledi. Ülkesinde bazı politikacıların, Türkiye'ye fazla turist gitmesini zaman zaman eleştirdiğini ve Türkiye'nin neden bu kadar çok tercih edildiğini sorduğunu belirten Shpilko, 'Bence asıl sorulması gereken, 'Türkiye'nin başarısının sırrı nedir' olmalı. Türkiye'nin turizmdeki başarısı, herkes tarafından bilinir. Ama bu başarı, 15 yılda nasıl sağlanır' Bence bu sorunun cevabını bulmak lazım. Umarım buraya gelen gazeteciler bunun cevabını bulabilir'' dedi.

Çok popüler

Türk turizminin Rusya'da çok popüler olduğunu vurgulayan Shpilko, 'Türkiye Rusya'nın milli tatil yöresi haline gelmiştir'' diye konuştu. Rusların, Türkiye'de Antalya'dan başka yöreleri de keşfetmesi gerektiğini dile getiren Shpilko, Türkiye'nin kuzey bölgelerinin iyi değerlendirilmesinin önemli olduğunu kaydetti.

Soruları da yanıtlayan Shpilko, Türkiye'ye aylık geliri 500-600 dolar olan Rusların geldiğini, daha düşük geliri olanların da Türkiye'ye gelebilmek için para biriktirdiğini söyledi. Shpilko, 'Rusya pazarında Türkiye, ucuz bir ülke olarak görülüyor. Geçmişte zengin Ruslar, Türkiye'ye geliyordu. Sanırım, yüksek gelirli turistler yeniden Türkiye'ye gelmeye başlayacak. Çünkü tesis kalitesi ve cazibe merkezleri artıyor'' dedi.

Ruslar Türkiye'ye sadık kaldı

Türkiye'ye özellikle Rus gençlerinin yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Shpilko, bu nedenle Türkiye'nin çok şanslı olduğunu kaydetti. Shpilko, bir gazetecinin, 'Demre İlçesi'nde Noel Baba heykeli konusunda yaşanan tartışmanın, Rusların Türkiye'ye bakış açısını değiştirip değiştirmediği'' sorusu üzerine, 'Ruslar, turizm

açısından Türkiye'ye her zaman sadık kalmışlardır. Krizlerde, terör ortamında ya da başka olumsuz koşullarda Rus turistler, Türkiye'ye gelmekten hiç vazgeçmedi. Zaten Demre'deki olay da öyle sanıldığı gibi bir etki yaratmadı'' dedi.

Toplantıda konuşan AKTOB Başkanı Osman Ayık da son 10 yılda iki ülke arasındaki ziyaretlerde hızlı bir gelişme yaşandığını söyledi. Türkiye'ye gelen Rus turistlerin artık milyon rakamlarıyla ifade edildiğini vurgulayan Ayık, Rus turist sayısının 3-5 yıl içerisinde Alman turist sayısına ulaşacağına inandığını dile getirdi. Ayık, Turizm Bakanı Atilla Koç'un Rus turistlere yönelik kullandığı iddia edilen sözleri hatırlatması üzerine 'Sayın Bakan'ın bu sözleri söylemediğini düşünüyorum, söylediyse de söylememiş olmasını dilerdim'' dedi.

TÜROB Başkanı Ahmet Barut ise Rusya Federasyonu ile Türkiye arasında gelişen ziyaret trafiğinin, sosyal ve ticari olmak üzere iki boyutu bulunduğunu belirterek, 'Bu ilişkinin ticari boyutundan daha fazla sosyal boyutuna önem veriyoruz'' dedi. Barut, 2010 yılında Türkiye'ye gelen Rus turist sayısının en az 5 milyon olmasını umut ettiklerini de bildirdi. Coral Travel Genel Müdürü Yurt da Rusya'dan Türkiye'ye yapılacak paket satışlarının bu yıl, geçen yıla oranla ortalama yüzde 10 oranında artacağını söyledi. Konaklama bedellerinin yüzde 10-15, uçak bilet fiyatlarının da yüzde 7 artacağını anlatan Yurt, bu farkın daha çok,

Yatak sorunu olmayacak

Bir Rus gazetecinin, 'Fiyatlar giderek yükselirse, Avrupalı turistlerin daha çok gelmesi ve tesislerinizde yer kalmaması halinde, Türkiye'ye gelen Rus turistlerin durumu ne olacak'' diye sorması ve Rusya'da bu konuda kaygılar olduğunu belirtmesi üzerine Yurt, ''Bu yıl Rusya'dan gelecek turist sayısı iki katına çıksa da yatak sorunu yaşanmayacaktır. Ayrıca, Ruslar için her zaman kontenjanımız olacaktır'' dedi.

13/6/2007

Muhteşem bir yapı : Süleymaniye cami


Mimar Sinan'ın kalfalık eserim dediği Süleymaniye Cami ve külliyesi, İslam mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Külliye, şehircilik açısından başlayarak, teknik, dayanıklılık, estetik ve bezeme gibi her sanat türünde üstün bir başarı sergilemektedir. Altı medrese, tabhane, imaret, kervansaray, bimarhane, hamam, mektep, oda ve dükkanlar ve Kanuni ile Hürrem Sultan'ın türbelerinden oluşan Süleymaniye külliyesi sosyal ve kültürel bağlantıları ile Fatih külliyesinden sonraki en büyük komplekstir. 1550-1557 yılları arasında Kanuni tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. Tepenin üstüne kat kat konumlandırılmış ekleri ile dikkat çekici bir güzellik gösteren bir bütün halindedir. Avlunun köşelerinde sade ve zarif dört minare yükselmektedir. Bu minarelerden ikisi ikişer, ikisi üçer şerefelidir. 10 şerefe, Kanuninin 10. hükümdar olduğuna işarettir.

Tamamı, organik olan cami planında, hiç bir bölüm diğer bölümün güzelliğine kurban edilmemiştir. Kendine özgü eğilimleri olan bir kültürün zevk ve geleneklerine yansıyan bu abide teknik etkiyi zedelemeksizin mimari ile kaynaşmış aşırılıktan uzak sade bir incelikle süslenmiştir. Çiniciliğin en verimli çağında yapılmasına karşın sadece mihrap duvarları çinilerle kaplanmıştır. Camide az rastlanır hassaslıktaki akustiği göz ardı etmemek gerekir. Caminin mihrabı önünde Kanuninin türbesi vardır. Bu türbenin solunda, az rastlanan renk ve çizgilere sahip çinilerle süslenmiş Hürrem Sultan'ın türbesi, sol tarafındaki köşede ise, çeşitli türde yüzlerce mimari eser yapan Koca Sinan'ın mütevazı türbesi yer almaktadır.

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı